Devrimci Gençlik
ŞİMDİ AKKOR ZAMANIDIR, YAKINDA YALNIZ IŞIK GÖRÜLECEKTİR!



— Yükselen Milliyetçilik ve Faşistler
— Gazi aynı Gazi
— Gazi öğretim üyesi Prof. Cangızbay 'Bu terörden korkuyorum'
— Faşist milis saldırılar

— Ana Sayfaya Dönüş




      Siyasal zor ise, oligarşik devletin asli işlevidir. Dolayısıyla faşist milislere karşı mücadele, her durumda oligarşinin siyasal zoruna karşı yürütülecek mücadelenin içinde yer alır. Bu yüzden, anti-faşist mücadele, anti-emperyalist ve anti-oligarşik mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.

"Bu terörden korkuyorum"


Gazi'de faşist saldırılar


Fikirlerini beğenmeyen zorbaların tehdit ettiği 'Gazi' öğretim üyesi Prof. Cangızbay 'Bu terörden korkuyorum' diyerek dersleri bıraktı

      Ders çıkışı dövülmekle tehdit edilen, evinin önündeki aracının tekerlekleri patlatılan ve üzerine de 'Üniversite bir kaledir. Senin gibileri sokmayız. Sabrımızı zorlama' yazılı not bırakılan Gazi Üniversitesi (GÜ) İktisadi İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Cangızbay, İletişim Fakültesi'nde verdiği dersleri bıraktı. Cangızbay, "Korktuğum için dersleri bıraktım. Terör budur, yıldırma budur. Umarım artık peşimi bırakırlar" dedi.
Cangızbay, 1974'ten bu yana GÜ İİBF'de öğretim üyeliği yapıyor. Geçen yıl dekanlığın değişmesiyle İletişim Fakültesi'nde de üç ayrı sınıfta sosyoloji dersleri vermeye başlayan Cangızbay'a ilk tehdit, 1.5 ay önce gelmiş: "O gün DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, 'Dağda silah sıkacaklarına ovada siyaset yapsınlar' demişti. Ben de dersimde, 'Bu adama yıllarca karşı çıktım ama şimdi doğru bir şey söylüyor. Kandil Dağı'ndaki de, leş dediğin de, şehit dediğimiz de bizim çocuğumuz' dedim. Dersten çıkınca fakülte sekreteri, 'Hemen dekanlığa gel' dedi. Kapıda beş-altı kişi varmış. 'Biz bu heriften hesap soracağız' diyorlarmış. Fakülte sekreteri polis çağırdı. Ekipler geldi, beni aldılar, okuldan çıktık. Çıkışta bu kişileri gördüm. Takım elbiseliydiler."
'Okula sahip çıkın' dedi
      Cangızbay, bu tehdide aldırmayıp ders vermeye devam etti. En son 27 Kasım'da evinden çıktığı sırada, aracının dört lastiğinin patlatıldığını, aracın üzerine, 'Üniversite bir kaledir. Senin gibileri sokmayız. Sabrımızı zorlamayın' yazılı bir not bırakıldığını belirtti. Bunun üzerine dersleri bırakma kararı aldığını kaydeden Cangızbay, "Son derste Çocuklara, 'Artık gelmeyeceğim. Bu, terördür. Korkuyorum. Okula sahip çıkın' dedim" diye konuştu.
      Cangızbay, İletişim Fatültesi'nde artık ders vermeyeceğini, yalnızca İİBF'de derslerine devam edeceğini belirterek, şunları söyledi: "Terör budur zaten. Yıldırma budur. Çünkü ne zaman, nereden tehlike geleceğini bilmiyorum. Korktum açıkçası. Bir kızım ve eşim var. Hâlâ endişeliyim. Karım, dersleri bıraksam bile peşimi bırakmayacaklarını düşünüyor. Umarım bırakırlar."
      Cangızbay, tehdit ve saldırının 'solcu kimliğinden kaynaklı' olabileceğini, saldırganların ise ülkücü olduğunu belirtiyor: "Benim gördüklerim takım elbiseliydi. Muhtemelen talebe. Benim talebelerim değildiler. MHP'lilerden şüphelenmiyorum. Bunlar Bahçeli'nin, ülkücüleri sokaktan çekmeye çalışmasına isyan eden ülkücüler olabilir. Bu ülkücüler aynı takım değil. MHP'lilere hücum eden ülkücüler var. Dekanlar sahip çıktı. Ama onların da yapacağı bir şey yok."
Rektör isyan etmişti
      Gazi Üniversitesi, art arda olaylarla gündeme gelirken, Rektör Prof. Dr. Kadri Yamaç, Büyük Birlik Partisi'ne yakın Alperen Ocakları üyesi Tolunay Bostancı'nın bir öğrenciyi silahla yaralaması ve Başkomiser Ataman'ı öldürmesi sonrası basın açıklaması yapmıştı. Üniversitede kendini 'reis' olarak tanımlayan 50-60 öğrencinin olduğunu belirten Yamaç, "Reisçilik olayına izin vermemek konusunda son derece kararlıyız. O parti ve dernekler ellerini Gazi'den çeksin" demişti.
Gazi, 'ülkücülerin kalesi' oldu
      Cangızbay, ülkücülerin kalesi olarak bilinen Gazi Üniversitesi'nde, tehdide ve şiddete maruz kalan ilk öğretim üyesi değil. Araştırma Görevlisi Remzi Altunpolat, 12 Nisan'da uzun saçlı ve küpeli olduğu için dövüldü.
      Ülkücülerin bir diğer hedefi de 2. İletişim Öğrencileri Kongresi'ne konuşmacı olarak katılan televizyoncu Metin Uca oldu. Uca'yı, Abdullah Çatlı'nın yeğeni olduğu öğrenilen bir saldırgan bıçakladı. GÜ, üniversite öğrencilerine yönelik şiddetle de adını duyurdu: 19 Nisan'da Cengiz Dülger adlı öğrenci, 20 kişilik takım elbiseli grubun saldırısına uğradı. Dülger'in iki kolu da kırıldı.
      Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde yaşanan bir silahlı saldırıda ise 4. sınıf öğrencisi Aslan Oktay her iki ayağından yaralandı. Aynı olayda, Abdullah Demir adlı öğrencinin de burnu kırıldı.Bu olayla ilgili aranan Alperen Ocakları üyesi Tolunay Bostancı adlı saldırgan, olayı soruşturan başkomiser Erkan Ataman'ı öldürdü.

Radikal, 4 Aralık 2006.